Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) etiketlemesi etrafında son günlerde kamuoyunda yürütülen tartışmayı, Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği (GTBD) olarak gıda israfının önlenmesi, kaynaklarımızın doğru ve etkin kullanımı ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılması açısından önemli bir farkındalık fırsatı olarak değerlendiriyoruz. Bugün dünyada üretilen gıdanın yaklaşık üçte biri israf edilmekte; FAO verilerine göre yıllık 1,3 milyar tona ulaşan bu kayıp, küresel sera gazı salımının da yaklaşık yüzde sekizinden sorumlu tutulmaktadır. Bu tablo karşısında odaklanılması gereken asıl mesele, etiketleme rejimini sorgulamak değil, gıda israfını azaltmak ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 12.3 doğrultusunda 2030 yılına kadar perakende ve tüketici düzeyindeki israfı yarıya indirmektir.
Bu noktada altı çizilmesi gereken bilimsel gerçek şudur: TETT, bir gıda güvenliği veya tüketici sağlığı meselesi değil; bir kalite meselesidir. Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği, FAO–WHO Codex Alimentarius CXS 1-1985 standardı ve Avrupa Birliği’nin 1169/2011 sayılı Tüzüğü, TETT’yi (uluslararası karşılığıyla “best before” veya “date of minimum durability”) ürünün etiketinde belirtilen koşullarda muhafaza edildiğinde tat, koku, görünüş ve kendine has nitelikleri bakımından kalitesini koruduğu süre olarak tanımlamaktadır. Son Tüketim Tarihi (STT / “use by”) ise mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve sağlık riski doğurabilecek ürünler için tüketilebilirlik sınırıdır; STT geçmiş ürünlerin satışı 5996 sayılı Kanun çerçevesinde kesinlikle yasaktır ve bu sınırın istisnasız korunması konusunda tüm sektör hemfikirdir.
Hiçbir sorumlu üretici, ürününün kalitesinden taviz vermek istemez. GTBD üyesi firmalar başta olmak üzere sektörümüz, ürünlerinin raf ömrünü stabilite çalışmalarıyla bilimsel temelde belirlemekte, dağıtım ve perakende süreçlerinde ürün takibini titizlikle sürdürmekte ve kalite standartlarından ödün vermemektedir. Bu yaklaşım, hem tüketici güveninin korunmasının hem de markanın itibarının sürdürülmesinin temelidir. Dolayısıyla TETT’si yaklaşmış veya geçmiş ürünler, üretici, dağıtıcı ve perakendecinin sorumluluğunda, tüm muhafaza koşullarına uygun şekilde yönetildiği sürece tüketici sağlığı için bir risk taşımaz; aksine, doğru yönetildiğinde gıda israfını azaltacak değerli bir kaynaktır.
Gelişmiş ülkelerin uygulamaları da bu yöndedir. Danimarka’da 2019’dan itibaren Arla, Carlsberg, Unilever, Orkla ve Thise gibi büyük üreticilerin Too Good To Go inisiyatifi öncülüğünde benimsediği “ofte god efter / often good after” (genelde sonrasında da iyi) etiketleme uygulaması, tüketicilerin yüzde yetmişinin daha az gıda atacağını beyan ettiği bir kazanım üretmiştir. Fransa’nın 2016’da yürürlüğe giren Garot Yasası, 400 m²’den büyük süpermarketlere artık gıdayı yardım kuruluşlarına bağışlama zorunluluğu getirmiş; Belçika ve Çek Cumhuriyeti benzer modelleri yürürlüğe sokmuştur. İngiltere’de WRAP koordinasyonunda yüzü aşkın taze ürün ve süt hattında “use by” etiketi “best before”’a çevrilmiş, hane düzeyinde milyonlarca ton tasarruf sağlanmıştır. ABD’de FDA ve USDA gönüllü olarak “Best if Used By” ifadesini önermekte; 2025 Food Date Labeling Act tasarısı kalite ve güvenlik için iki dilli bir ulusal sistem öngörmektedir. Avrupa Komisyonu da AB’deki yıllık 88 milyon ton gıda atığının yaklaşık yüzde onunun tarih etiketlemesi konusundaki tüketici kafa karışıklığından kaynaklandığını tespit etmiştir.
Bu çerçevede, kamuoyunda TETT’si yaklaşmış veya geçmiş ürünlere karşı bir kaygı kampanyası yürütmek yerine, bu ürünlerin hızlıca tüketim zincirine sokularak gıda israfının önlenmesiyle işe başlamalıyız. İndirimli reyon uygulamalarının yaygınlaştırılması, perakende ile gıda bankaları ve yardım kuruluşları arasında bağış mekanizmalarının güçlendirilmesi, gönüllü gıda kurtarma platformlarının desteklenmesi ve etiket okuryazarlığını artıracak tüketici eğitimi programları, hem ekonomik kaynaklarımızı korumak hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamak için somut adımlar olacaktır.
Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği olarak, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’nın TETT–STT ayrımını net biçimde ortaya koyan, Türk mevzuatı ve uluslararası standartlarla bütünüyle uyumlu açıklamasını destekliyoruz.
Gıda israfını önlemek hepimizin ortak sorumluluğudur. GTBD olarak, TETT–STT farkı konusunda kamuoyu farkındalık kampanyaları yürütülmesinden, TETT’si yaklaşmış veya kısa süreli geçmiş ürünlerin indirimli kampanyalarla tüketim zincirine kazandırılmasının desteklenmesine, gıda bankacılığı ve gönüllü kurtarma platformlarıyla iş birliklerinden etiket okuryazarlığını artıracak tüketici eğitim programlarına kadar, gıda israfının önlenmesine yönelik her türlü projede yer almaya hazır olduğumuzu kamuoyuyla paylaşıyor; kamu kurumlarını, akademiyi, sektörü, sivil toplumu ve tüketicileri bu ortak sorumluluk etrafında iş birliğine davet ediyoruz.
Saygıyla kamuoyuna duyurulur.
Dr. Samet Serttaş
Yönetim Kurulu Başkanı
Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği (GTBD)