Anasayfa »  Sağlık Bakanlığının Uyguladığı Beslenme Programları

 Sağlık Bakanlığının Uyguladığı Beslenme Programları

tarafından gtbdnova18

Toplumun beslenme durumunu ve genel sağlığını iyileştirmek amacıyla ülkeler ulusal beslenme politikaları geliştirmekte ve risk gruplarına yönelik hedefli programlar uygulamaktadır. Bu politikaların temel odaklarından biri, büyüme ve gelişmenin temellerinin atıldığı gebelik, yenidoğan ve erken çocukluk dönemlerinde yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanmasıdır. Bu dönemlerde mikro besin öğelerinin yeterli alımı; anne sağlığının korunması ve bebeğin optimal büyüme-gelişmesinin desteklenmesi açısından koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bir bileşenidir.
Demir, iyot, D vitamini ve folik asit gibi temel mikro besin öğelerinin yetersizlikleri; anemi, iyot yetersizliği hastalıkları, raşitizm ve nöral tüp defektleri gibi önemli halk sağlığı sorunlarına yol açabilmektedir. Bu nedenle birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de anne ve çocuk sağlığını korumaya yönelik ulusal beslenme politikaları bulunmaktadır. Bu politikalar T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından dünya standartlarıyla uyumlu olarak yürütülmekte olup “doğru başlangıç” ve “önleyici destek” prensiplerine dayanmaktadır.
Ülkemizde yürütülen ulusal beslenme politikaları kapsamında mikro besin destekleri aile hekimliği sistemi aracılığıyla hedef gruplara sağlanmaktadır:

– “Demir Gibi Türkiye” programı kapsamında, doğumda ilk 4-6 aya yetecek demir depolarıyla doğan bebeklerde ilerleyen aylarda artan gereksinimin karşılanması amacıyla anemi bulgusu olmayan 4-12 ay arası bebeklere profilaktik olarak günlük 10 mg demir desteği önerilmektedir. Erken doğan bebeklerde demir depolarının daha düşük olması nedeniyle destek genellikle 2. ayda başlatılmaktadır. Gebelerde ise gebeliğin 4. ayının başından itibaren gebelik süresince 6 ay ve doğum sonrası 3 ay olmak üzere toplam 9 ay süre ile günlük 40-60 mg demir desteği önerilmektedir. Demir yetersizliğine bağlı anemi, en sık görülen mikronutrient eksikliklerinden biri olup anne sağlığı, gebelik sonuçları ve çocuk gelişimi üzerinde olumsuz etkilere yol açabilmektedir.

– T.C. Sağlık Bakanlığı “İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı”, toplumun yeterli iyot alımının sağlanmasını amaçlayan temel stratejilerden biridir. 1998 yılında yayımlanan düzenleme ile sofralık tuzların iyotla zenginleştirilmesi zorunlu hâle getirilmiştir. Ülkemizde iyotlu tuz kullanımını yaygınlaştırmak, toplum bilinci oluşturmak ve 81 il bazında konuyu gündeme getirmek amacı ile Haziran ayının ilk haftası (1-7 Haziran) İyot Yetersizliği Hastalıkları Haftası olarak belirlenmiştir.
Gebelerin iyot ihtiyacı, yetişkin bir bireyinkinin iki katına kadar çıkabilir. İyot sinir sisteminin ve beynin gelişiminin tamamlanmasında önemli rol alır. İyot eksikliğinde guatr, büyüme geriliği, bilişsel fonksiyonlarda azalma ve okul başarısında düşme görülebilmekte; gebelik dönemindeki yetersizlik durumunda düşük, ölü doğum ve bebekte ağır nörogelişimsel sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

– D vitamini desteği kapsamında, beslenme biçimine bakılmaksızın tüm yenidoğanlara yaşamın ilk günlerinden itibaren günlük 400 IU D vitamini verilmesi ve bu takviyenin erken çocukluk döneminde de sürdürülmesi önerilmektedir. 1 yaşından sonra günlük 600 IU desteğe devam edilebilmektedir. Gebeler için ise gebeliğin ilk trimesterinden sonra başlanarak emzirmenin 6. ayına kadar günlük 1200 IU D vitamini desteği önerilmektedir. D vitamini eksikliğinde bebek ve çocuklarda raşitizm, erişkinlerde osteomalazi ve ilerleyen yaşlarda osteoporoz gelişebilmektedir.

– Folik asit desteği: Planlı gebeliklerin teşvik edilerek gebelik öncesinde ve gebeliğin ilk 3 ayında 400- 600 mcg/gün folik asit desteği önerilmektedir. Folik asit yetersizliğinde megaloblastik anemi görülebilmekte; gebelik döneminde yetersizlik olması durumunda nöral tüp defektleri ve düşük doğum ağırlığı riski artmaktadır.
Nöral tüp defektleri, beyin ve omuriliğin geliştiği nöral tüpün fetal yaşamın ilk dört haftasında oluşup kapanmaması sonucunda ortaya çıkan doğumsal anomalilerdir. Bu kritik dönemde yeterli folik asit alımı, nöral tüpün sağlıklı kapanmasına katkı sağlayarak defektlerin görülme sıklığının azaltılmasında önemli rol oynamaktadır.

Sonuç olarak, gebelikten başlayarak yenidoğan ve erken çocukluk dönemini kapsayan mikro besin destek programları; anne ve çocuk sağlığının korunmasında önemli bir koruyucu halk sağlığı yaklaşımıdır. Demir, iyot, D vitamini ve folik asit desteklerine yönelik ulusal uygulamalar, mikro besin yetersizliklerinin önlenmesine katkı sağlarken gıda takviyelerinin doğru, bilinçli ve bilimsel temelde kullanımının önemini de ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, toplumun doğru bilgilendirilmesi ve risk gruplarına yönelik uygun desteklerin sürdürülmesi, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Kaynak: https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/programlar/beslenme-programlari.html
https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/cocuk-ergen-sagligi-db/Programlar/DEMR_GB_TRKYE_PROGRAMI_UYGULAMA_REHBER.pdf
https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/cocuk-ergen-sagligi-db/Programlar/D_vitamini_Rehberi.pdf
https://canakkaleism.saglik.gov.tr/TR-79262/1-7-haziran-iyot-yetersizligi-hastaliklarinin-onlenmesi-ve-tuzun-iyotlanmasi-programi-basin-bulteni.html

Related Articles